in

TEMEL HUKUK

İSG Sınava Hazırlık Güncel Hap Bilgiler

4857 Sayılı İş Kanunu Çözümlü Soru

Normlar Hiyerarşisi

  1. Anayasa
    TBMM tarafından kabul edilir, ülkemizde halen 1982 Anayasası geçerlidir.
    Cumhurbaşkanı tarafından onaylanır, resmi gazetede yayımlanır.
    Halk oyuna sunulur.
    Yasalar(kanunlar) anayasaya uygun olmalıdır.
    • Uluslar arası antlaşmalar (kanun değerindedir, bağlayıcıdır, Anayasa mahkemesine iptal davası açılamaz)
    • Kanun TBMM yapar
    • KararnamelerOHAL Kanun hükmünde kararnameleri: KHK’lar olağan üstü hallerde çıkartılır, OHAL süresince geçerli olup OHAL bittiğinde yürürlükten kalkar bir nevi geçicidir. Cumhurbaşkanı KHK yayınlar TBMM bu KHK’yı onaylar.Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi: Olağan hallerde çıkartılır, Yeni sistemde Cumhurbaşkanının çıkardığı bir kararname ile ilgili olarak TBMM başka bir kanun çıkarırsa, Meclis’in çıkardığı kanun geçerli olacak. Dolayısıyla TBMM, çıkaracağı kanun ile kararnameyi etkisiz kılabilecek. OHAL kararnamesi gibi geçici olmayıp kalıcıdır.Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, TBMM’nin çıkarttığı Kanunlar ve uluslararası arası anlaşmalar kanun gücünde kaynaklardır.
  2. Yönetmelik yönetmelik çıkartmaya Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişiler yetkilidir, yönetmelik ve yasalara aykırı olamaz, Danıştay yada idare mahkemesin incelemesinden geçer.
  3. Adsız düzenleyici işlemler
    • Tebliğ Kanunların nasıl anlaşılması, uygulanması gerektiği konusunda ilgili Bakanlıkça yapılan genel açıklamalardır. Bazı tebliğler, Bakanlığa verilen bazı usül ve şekil konularında düzenlemeler de içerebilir.
    • Genelge Üst yönetimce, bakanlıklarca çıkartılan mevzuata dair yazılı ve uygulanması gereken emirlerdir.
    • Yönerge Üst makamlardan ast makamlara verilen yazılı emirlerdir/kanuna aykırı olamaz.
    • Talimat Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar.

Normlar Hiyerarşisi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Genel Seçimleri

  • Meclis seçimleri 4 yılda birden 5 yılda bir yapılır
  • Meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı gün yapılır.
  • Cumhurbaşkanlığı seçiminde iki turlu doğrudan seçim sistemi uygulanır 4) Milletvekili sayısı 600 dür.

Cumhurbaşkanı’na Kararnameleri

  • Bakanlar Kurulu’nda olan kararname çıkarma yetkisi, hükümetin başı olan Cumhurbaşkanı’na devrediliyor.
  • Cumhurbaşkanı, idari düzenlemeleri cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yapar.
  • Temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevler konusunda kararname çıkaramaz.
  • Anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kararname çıkaramaz.
  • Kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkaramaz.
  • Kararname ile kanunlar çeliştiğinde, kanun hükümleri uygulanır.
  • Meclisin aynı konuda kanun çıkarması durumunda kararname hükümsüz hale gelir.
  • Kararnameler meclisin ve Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabi olur.

Cumhurbaşkanınca Bütçe Hazırlama

1) Bütçe kanunu teklifini hazırlayıp meclise sunma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verilir.

2) Bütçe kanunu ile kesin hesap kanunu aynı maddede birleştiriliyor, mecliste birlikte görüşülüp karara bağlanır.

3) Bütçe kanunu mecliste onaylanmazsa, öncelikle geçici bütçe hazırlanıyor. Bu da olmazsa, bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak yürürlüğe konur.

Cumhurbaşkanı’na Denetim ve Cezai Sorumluluk 

Hakkında herhangi bir suç işlediği iddiasıyla soruşturma açılabilir.

  • hakkında soruşturma açılan Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alamaz.
  • yeni sistemde Cumhurbaşkanı’nın bütün iş ve işlemleri yargı denetimine açıktır.

Diğer Değişiklikler

*Cumhurbaşkanı üst düzey kamu görevlilerini kararnameyle atıyor ve görevden alabilir.

*Bakanlar kurulu yetkisinde olan OHAL ilanı, yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı’na veriliyor.

*OHAL ilanı aynı gün meclisin onayına sunulur.

*Meclisin OHAL’i uzatma, kısaltma ya da kaldırma yetkisi bulunuyor.

*Üç ay içinde meclis tarafından onaylanmaz ise hükümsüz kalır.

*Askeri yargı tümüyle kaldırılıyor. Sadece disiplin mahkemelerine izin veriliyor.

*Askeri mahkemeler sadece savaş halinde kurulabiliyor.

Hukuki Bazı Tanımlar

Emredici Hukuk Kuralları: Buyurucu, zorlayıcı nitelikte olan, tarafların mutlaka uymak zorunda oldukları, iradeleri ile aksini kararlaştıramayacakları, eğer kararlaştırmışlar ise bu davranışın neticesinde çeşitli yaptırımlar ile karşılaşacakları hukuk kurallarına emredici hukuk kuralları denir.( Kamu düzeninin sağlanması ve korunması,Genel ahlak ve adabın korunması)

Tamamlayıcı Hukuk Kuralları: Hukuk kurallarının bir kısmı tamamlayıcı niteliktedir. Bu kurallara yedek hukuk kuralları veya düzenleyici hukuk kuralları da denir.

Yorumlayıcı Hukuk Kuralları: Kişilerin hukuki işlemlerde ortaya koydukları iradelerin yorumlanmasına hizmet eden hukuk kurallarına niteliği itibarıyla yorumlayıcı hukuk kuralları denir.

Tanımlayıcı Hukuk Kuralları: Hukuki kavram ve müesseselerin anlam ve unsurlarını ortaya koymak suretiyle onları tanımlayan hukuk kurallarıdır.

Mülkilik İlkesi: Kanunların ülke sınırları içerisinde bulunan yerli yahut yabancı herkese
uygulanmasına, bir başka ifadeyle devletin ülkesi içinde bulunan herkesin o devletin hukukuna tabi olmasına mülkilik denir.

Şahsilik İlkesi: Bir devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişilerin (vatandaş), yabancı bir ülkede bulunsa dahi yine kendi millî kanunlarına tabi olması, başka bir deyişle millî kanunların vatandaşı ülkesi dışında bile bağlamasına şahsilik denir.

Hükümsüzlük (Geçersizlik): Hukukun öngördüğü kurallar dikkate alınmadan, hukuka aykırı bir şekilde yapılan hukuki işlemin müeyyidesi hükümsüzlüktür.

Mutlak Butlan (Kesin Hükümsüzlük): Bu durumda hukuki işlemin kurucu unsurlarında eksiklik yoktur, fakat hukuki işlemin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka kamu düzenine, kişilik haklarına aykırıysa mutlak butlan diğer bir deyişle kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir. Bir kişi tapulu taşınmazını başkasına devretmek istiyorsa bu işlemi tapu memuru huzurunda yapmak zorundadır. Bu şekil kuralı emredici bir kuraldır. Resmî şekilde yapılmayan taşınmaz satım sözleşmesi mutlak butlanla batıldır.

Nispi Butlan (İptal Edilebilirlik): Örneğin kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Eğer süresi içerisinde iptali istenmezse evlilik geçerli bir evliliğin hüküm ve sonuçlarını doğurur.

Cebri İcra: Cebrî icra, zorla yerine getirme demektir. Bir kişinin vermesi gereken bir şeyi vermemesi, ödemesi gereken bir borcu ödememesi, bir mahkeme kararına uymaması durumunda hakkın zorla alınması gerekir.

Tazminat: Tazminat, bir hukuk kuralına veya sözleşmeye aykırı davranıldığında başkaları zarara uğramışsa bu zararın giderilmesini (tazmin edilmesini) ifade eden bir yaptırım türüdür. Tazminat maddi veya manevi olarak alınabilir.

İdari yaptırımlar (idarenin uyguladığı yaptırımlar): İdari yaptırımlar, idarenin bir yargı kararına gerek olmadan, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak ve idare hukuku
ilkelerini dikkate alarak idari işlemlerle uyguladığı cezalardır. Trafik cezaları, bir meslek ve sanatın yerine getirilmesinin yasaklanması gibi.

İdareye uygulanacak yaptırımlar: Hukuka aykırı bir idari işlem varsa, yargı makamları
tarafından iptal edilme yaptırımıyla karşı karşıya kalır. İdare hukukunda buna iptal davası adı verilmektedir.

Ceza Hukukunda Yaptırım: Ceza hukuku, suç ve ceza kavramlarını inceleyen kamu hukuku bölümüdür. Ceza kanunumuza göre cezai müeyyideler; Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Müebbet hapis cezası, Süreli hapis cezası ,Adli para cezasıdır.

Uluslar arası Hukukta Yaptırım: Uluslararası yaptırımlar, uluslararası hukuka uyulması amacıyla baskı aracı olarak kullanılmaktadır. Bu yaptırımlar ise şu şekilde sayılabilir: Boykot, Misilleme, aynıyla karşılık verme, ambargo, diplomatik ilişkilerin kesilmesi.

Fiil Ehliyeti: Fiil ehliyeti, bir kişinin kendi fiil ve hareketleriyle kendi iradesi ile hak ve borç kurması kaldırması ve değiştirmesi ehliyetidir.

Tam Ehliyetliler: Ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlanmamış kişiler tam ehliyetlilerdir. Bu kişiler kendilerini hak sahibi yapacak ya da borç altına sokacak her türlü işlemi tek başlarına yapabilirler.

Tam Ehliyetsizler: Tam ehliyetsizler ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerdir. Tam ehliyetsiz kişilerin yaptığı işlemler kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere kesin hükümsüzdürler. Tam ehliyetsizlerin adına işlemleri kanuni temsilcileri yapar. Fakat yasal temsilcileri tarafından da yapılamayacak bazı işlemler vardır. Bu işlemler bağışlama, vakıf kurma ve kefalet sözleşmesidir.
Sınırlı Ehliyetliler: Sınırlı ehliyetliler ergin, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan kişilerdir. Ancak istisnai olarak bazı konularda işlem ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Tam ehliyetlilerden farklı olarak kendilerine kanuni danışman atanan kişilerdir. Sınırlı ehliyetliler kendisine hâkim tarafından yasal danışman atanmış kişilerden oluşur. Dava açma ve sulh olma, taşınmazların alımı, satımı vb işlemler danışman olmadan yapılamaz.

Sınırlı Ehliyetsizler: Sınırlı ehliyetsizler; ayırt etme gücü olup, tam ehliyetliliğin diğer iki koşulundan birine sahip bulunmamaktır. Bu nedenle bu grupta yer alan kişiler ayırt etme gücüne sahip küçükler ile ayırt etme gücüne sahip kısıtlılardan oluşmaktadır. Sınırlı ehliyetsizlerin kanuni (yasal) temsilcileri bulunur. Sınırlı ehliyetsizler bazı işlemleri kendi başlarına yapabilirler. Örneğin; kendisine yapılan bir bağışlamanın kabulünü sınırlı ehliyetsiz tek başına yapabilir. Sınırlı ehliyetsizler bazı işlemleri ise hiç yapamazlar. Bu işlemler, vakıf kurma, bağışlama ve kefalettir.

Negatif Statü Hakları: Bu haklar kişinin hayat alanını koruyan, dokunulamayacak özel bir alanın bulunduğunu belirten haklardır. Bu haklar devletin de aşamayacağı haklardır. Örneğin konut dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, vicdan ve düşünce hürriyeti.

Pozitif Statü Haklar: Pozitif Statü hakları kişilere tanınan devletten bir hizmet, davranış ve yardım isteme hakkı olarak tanımlanmaktadır. Bu tür haklar, devlete sosyal alanda birtakım ödevler yüklerler. Çalışma hakkı, sağlık hakkı ve sosyal güvenlik hakkı bu haklardandır.

Aktif Statü Hakları: Aktif statü hakları ile kişilere içinde bulundukları sistemde yönetime katılma ve yönetimi belirleme hakkı sağlanır. Seçme ve seçilme hakkı, siyasi parti kurma hakkı, kamu hizmetine girme hakkı gibi haklar birer katılım hakkıdır.

Taşınır Eşya-Taşınmaz Eşya: Özüne zarar vermeksizin bir yerden başka bir yere taşınabilen eşya taşınır(Bisiklet, makyaj malzemeleri çantası vb) taşınamayanlar ise taşınmaz eşya olarak adlandırılır.

Basit (yalın) eşya: hariçten hiçbir şey katılmaksızın tek başına mevcut olan yekpare eşyadır. Bir tabaka kâğıt, bir çam bardak vb.

Birleşik eşya (mürekkep eşya): birden çok basit ve bağımsız eşyanın birleşmesinden meydana gelen eşyadır. Örneğin bir kitap, ampul vb.

Eşya birliği: Bağımsızlıklarını kaybetmeksizin ortak bir amaç için bir araya getirilmiş olan ve ekonomik bir bütünlük arz eden birden çok eşyanın meydana getirdiği eşya topluluğudur. Bir çift ayakkabı, pul koleksiyonu vb.

Misli Eşya: Alış veriş hayatında sayı, tartı, ölçü ile belirlenebilen aynı çeşitten olan ve biri yerine diğeri konulabilen eşyadır.

Gayrımisli Eşya: Ferdi olarak tayin edilmesi gereken sayı, tartı, ölçü ile belirlenmeyen Bireysel nitelikleriyle diğer bütün mallardan ayrılan, dünyada tek olan mallardır.
Örnek: Para hamile yazılı kıymetli evrak şarap, kumaş misli eşyadır. Bir alışverişte alınan bir tablo, ısmarlama yapılan bir elbise gayri-misli eşyadır.

Tüketilebilen-Tüketilemeyen Eşya: Kendilerinden amaca uygun yararlanma tüketim yolu ile olan eşya tüketime tabi eşya iken; bir süre kullanılmak suretiyle kendisinden yararlanılan eşya tüketime tabi olmayan eşyadır. Örneğin elbise, otomobil.

Sahipli-Sahipsiz Eşya: Fiilen bir mülkiyete tabi bulunan eşya sahipli eşya iken; özel mülkiyete konu olabilen fakat henüz üzerinde hiçbir mülkiyet kurulmamış eşya (av hayvanları, kır çiçekleri vs) ile önceden bir mülkiyete tabi iken malikin kendi isteği ile mülkiyetinden feragat ettiği eşya sahipsiz eşyadır. Sahipli eşyada mülkiyetin kazanılması kural olarak devir yolu ile olabilirken, sahipsiz eşyada mülkiyet aslen kazanma yolu ile kazanılır.

Kamu malları-Özel mallar: parklar, meydanlar, yollar, köprüler gibi doğrudan doğruya kamunun yararlanmasına tahsis edilmiş mallar), hizmet malları (kamu hizmetlerinin görülmesini temin için tahsis edilmiş mallar) ve tabii servetler ve kaynaklar özel mülkiyet konusu olamaz.

Asli – Fer’i Zilyetlik: Bir şeye malik sıfatıyla sahip olanlar o şeyin asli zilyedidir. Bir şeye mülkiyet dışındaki bir hakka dayanarak sahip olanlar ise fer’i zilyet sayılırlar. Örnek: Bir kimse otomobilini kiraya verirse veya bir borcu için rehin ederse bu kimse malik sıfatı ile otomobilin Asli Zilyedi kiracı veya rehin alan ise Feri zilyedidir.

Vasıtasız – vasıtalı Zilyetlik: Eşya üzerindeki fiili hakimiyeti doğrudan kullanan kimsenin zilyetliği vasıtasız zilyetlik; eşya üzerindeki fiili hakimiyeti bir başkası aracılığı ile kullanan kimsenin zilyetliği ise vasıtalı zilyetliktir. Örnek: Otomobilini kiraya vermiş olan kimse onun üzerinde fiili hakimiyetini ancak kiracı vasıtası ile icra edebileceğine göre ‘’ vasıtalı Zilyet’’ kiracı ise sahip bulunduğu şahsi hak dolayısıyla otomobil üzerinde fiili hakimiyeti doğrudan doğruya icra ettiğinden ‘’ Vasıtasız Zilyet ‘’ dir.

Tek Zilyetlik – Birlikte Zilyetlik: Tek zilyetlik, bir eşya üzerinde bir tek kişinin yalnız başına zilyet olmasıdır. Tek zilyet, asli veya fer’i zilyet olabilir. Birlikte zilyetlik ise iki kısma ayrılır. Ortak (müşterek) zilyetlik: Bir şeye birlikte zilyet olanlardan her birinin o şeyi diğerlerinden bağımsız olarak tek başına kullanmaya yetkili olmasıdır. Örnek: Bir apartmanda oturan X, Y, Z, W tek bir çamaşırhaneden yararlanmaktadır. X, Y, Z, W her biri birbirinden bağımsız olarak çamaşırhaneden yararlanabilirler.

Elbirliği halinde (iştirak halinde) zilyetlik: Bir şeye birlikte zilyet olanların o şeyi ancak hep birlikte kullanabilmeleridir. Örnek: Bir kasanın açılabilmesi için iki anahtara ihtiyaç vardır biri X da biri Y de ise ve ikisi ancak birlikte kasayı açabiliyorlarsa iştirak halinde mülkiyet var demektir.

Zilyet yardımcılığı: Bir eşya üzerindeki fiili hakimiyeti başkasının adına ve yararına kullanan kimsenin durumunu belirtir. Örnek: Bir yalının hizmetçisi hiçbir zaman evdeki eşyaların veya evin zilyedi değildir. Yalının sahibinin tatile çıkmış olması ile bu durum değişmez. O zilyet yardımcısıdır. Çünkü eşyaları ev sahibine hizmet etmek için elinde bulundurmaktadır.

Ne düşünüyorsunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BAKIŞ VE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ

Edirne'de iş kazası sanılan olay cinayet çıktı

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ